her seferinde daha farklı olacağını zannederek, umarak, ummak isteyerek, başlanılan gönül kapısının açılma işlemi, sürekli, inatla aynı şekilde kapanmaya, kapanırken aynı hissi vermeye, kendine lanet okumana, elimi eteğimi çekeceğim demene neden olmasına rağmen, neden hala bıkmadan, son bir umutla tekrar o ipe sarılıveriyor… o ip  bazen günlerin hayallerle dolu olmasını, göz göze gelebilmeyi, gözetlemeyi başlatan sihirli bir işleve bürünüveriyor. duygusallıkla süregidecek olan zamanın işaretini veriyor. ama, işte dedim ya, aynı şekilde de bitiriveriyor herşeyi.. başladığın yere dönüyorsun, daha umutsuz olarak, ama akıllanmıyorsun da, fırsat bulduğunda yeni birşeyler deniyorsun, yalnız ve hayalsiz kalmak istemiyorsun.. belki, evet yalnız oluyorsun ama hayallerin bir tat veriyor yaşamına. gerçi bir süre sonra hayallerin otomatiğe bağlanmış bir şekilde sürekli aynı şeyler etrafında dönüp duruyor..

aslında aradığın şey paylaşmak, özel birisi olarak gördüğün birisiyle.. sürekli insanlardan kaçırıp, sakladığın gerçek seni, her yönleriyle bilmesini istiyorsun.. öyle ki onunla daha çok özel şeyi paylaşabilmek için insanlardan herşeyini kaçırıyorsun, herşeyin özel oluyor.. kopuyorsun böylece, insanlardan hayattan, sırf bir hayali/olmayan bir sevgili yüzünden..