bu burcun olumsuzluklarından en çok yine bu burcun erkekleri muzdariptir. aşırı duygusallık, içine kapanıklık, hassaslık ve duyarlılık kişiyi öyle bir atmosfer içine sokar ki, balık erkeği bütün yoğunluğu kendi içinde yaşamak zorunda kalır, diğerleri ise ne olduğunu bilmezler, bir şeylerin değişiyor olduğunu gözlemleyebilirler ama daha fazlasını değil. bu yoğunluğun -iç hesaplaşmanın- ardında is bir sonuca ulaşırlar, balık erkeği bir şeyler yapar-eder ama bunlar başkalarına mantıksız-anlamsız gelir, hatta nereden çıktığı belli değildir bunların. halbuki balık erkeği düşünmüştür, evet büyük ölçüde duygularının etkisinde bir düşünmedir bu, ancak başka çıkar yol da yoktur, aksi halde içinde bir şeyler sürekli rahatsız edecektir. tabi karar verdi, uyguladı, huzura mı kavuştu? olabilir mi hiç? bir süre rahatlar gibi olur, sonra acaba yanlış mı yaptım, kırdım mı, n’oldu diye tekrar bir huzursuzluğun içine düşer.
bazen olur ki, bu acayipleşme, değişim sonucunda insanlar onun duygusuz, acımasız, vefasız gibi sıfatlarla nitelemeye başlarlar. halbuki tam tersine her şeyi içinde yaşayıp dışarıya aksettirmede başarılı olamadığından, daha doğrusu çeşitli nedenlerle aksettirmediğindendir bu, içi kanaya kanaya duygusuzmuş gibi görünmeyi kabul eder, hiç aklından çıkaramadığı biri için vefasız oluverir.
bu gerilim işte balık erkeğini tam bir dengesizlik abidesine çevirir. hissettikleriyle yaşadıkları arasındaki uçurum zor kılar.
